24 Eylül 2014

DOSTLUK NEYDİ?

Platon demişki;dostluk,hem iyi görünen hem de iyi olan insandır,iyi olmayan dost görünür ama dost değildir.
Mevlana Celaleddin-i Rumi,insan dostunun huyunu alır demiş.

Dostluk;sevgi,saygı,karşılıklı güven,insanın her zaman yanında olamasa da ona her zaman bir nefes kadar yakın olan,yardımını esirgemeyen,kötü niyet içermeyen her türlü davranışı içeriyor.
Bazen yaşadıklarımız karşısında kendimizi yalnız hissederiz,sanki tüm dünya üstümüze geliyor gibi düşünüşürüz ve sıgıncak bir limana,bir dosta ihtiyaç duyarız.Çevremizde parmaklarımız kadar sayılı iki üç dostumuz oldugunu görmek bence Dünyanın en büyük servetidir.Parayla pulla ölçülemez bunun değeri.Dostluk herşeye rağmen başkadır. 

Peki dostluk kolay kuruluyor mu ya da çevrenizde çok kişinin olmasını mı yoksa birkaç dostunuzun olmasını mı tercih edersiniz?

İnsanın bazen çevresinde çok kişi var gibi gözüküyor ama insan bir şeylere ihtiyaç duyduğunda,bir nefese,yoldaşa gereksinim duyduğunda bir bakıyor çevresinde varmış gibi görünen insanlar birden yok oluyor.Tabi çıkar amaçlı insanlar varsa çevremizde bunlara dikkat etmemiz gerekiyor.Bu tür kişiler çevremizden belki uzak tutamayız ama en azından dikkat edebiliriz.

Herkesle geçinemiyebiliriz,anlaşamayabiliriz.Bunda yadırganacak bir durum yok.Önemli olan karşımızdakinin iyi niyetinden,özünden emin olmak.Arkadaşlıklar,dostluklar kolay kurulmuyor,ufak bir şeylerle de yıkılmamalıdır.Karşımızdakini suçlamadan önce kendimizi de değerlendirmeliyiz.

Hatalar insanlara özgü.Herkes hata yapabilir.Önemli olan hatalarımızdan ders çıkarıp aynı hataları yenilememek.

Dostluk kavramı çok derin bir kavram.Herkesle arkadaş olabilirsin ama herkesle dost olamazsın.Dostlugun özünü benimsemen gerek.Ve karşındaki insanı oldugu gibi kabul etmek gerek.Karşındakinin özünü,niyetini bildikten sonra herşey,her sorun kolay çözülür.Kıymet bilen eskisi gibi yok gibi.Bazı şeylerin kıymetini zamanla,tecrübeyle anlarız.Yaşamadan bilemeyiz.Ama hayatı ne çok ciddiye almalı ne de tamamen boşvermeliyiz.İster istemez okul,iş,ev kaygısına düşüyoruz.Bazı zamanlar oluyor ne kendimize ne de çevremize vakit ayırabiliyoruz.Ki istedikten sonra çogu şeylere vakit ayırabiliriz.Ailemize,çevremize zaman ayırmanın zevki bence paha biçilemez ve manevi değeri de o kadar çokki.

Hırslara kapılıyor bazen insan.Daha iyisi olsun istiyor.Ama bu daha iyisi olsunlara kendimizi kaptırdıgımızda farkında olmadan kendimizden çok şey kaybedebiliyoruz.O yüzden bazı şeyleri denge de tutmaya çalışmak lazım.

Siz ne düşünüyorsunuz?

Hiç yorum yok: