23 Ocak 2013

MEVLİD KANDİLİ


Gül sevginin tacıdır o yüzden her bahar gülle taçlanır, o gül ki Muhammed (SAV)'ı anlatır. Muhammed (SAV)'ı anlayana gül koklatılır, gül kokulu KANDİLİNİZ MÜBAREK olsun.

Hayırlı kandiller.Tüm dualarınızın kabul olması dileğiyle...

27 Kasım 2012

ÖFKE YÖNETİMİ

Dün iş ve zorluklarla ilgili birşeyler yazmaya çalıştım.Aslında yazdıklarım kısaydı farkındayım.Bugünkü yazımı dünkü yazının devamı gibi düşünebiliriz.

İş yaşamında yaşadıgımız zorluklarla bazen başedemeyiz.Sinirlenir,öfkeleniriz.Bazen kendimize hakim olamayız,yıkar geçeriz.Peki hangisi doğru?

Sinirlenip ortalıgı yıkmak mı yoksa kendimize hakim olmak mı?Yani öfke yönetimi

Büyüklerimizin deyimiyle öfkeyle kalkan zararla oturur.Bu durumun herhalde çogumuz farkındayızdır.Muhakkak iş ile ilgili olmasada bu anlamda olumsuz birşey yaşamışızdır.Keşke yapmasaydım demiştir.Hani yapmayı düşündüğümüz herhangi iki şey vardır kafamızda.Hangisi doğru,hangisini yapsak diye düşünürüz.Birine karar verir yaparız helekide yanlış sonuçlar doğurduysa keşke deriz.Haklı olsakta herşeye olumsuz tepki vermek haklılıgımızı ortadan kaldırır.Hakkımızı yedirmek anlamında değil tabikide.Konuşup anlaşmaya varmak,anlaşmaya çalışmak en doğrusu.Ortak biryere varamayorsak birilerinden yardım istemek gerekir diye düşünürüm.Yardım isticeğimiz biri iş arkadaşı veya şef olabilir.

Ama şu bir gerçekki öfke ne açıdan bakarsanız bakın sonuçları itibariyle olumsuz etkileri var.En başta kendimize zarar veririz.Karşımızdakini gereksiz kırabilir veya iş ile ilgili olumsuz şeyler yaşayabilirsiniz.Terfi etceksinizdir bunu olumsuz etkileyebilir.Karşınızdakinizle ilişkiniz olumsuz anlamda etkilenir.Huzurunuz kalmayabilir.Birşey isticeksinizdir isteyemezsiniz ya da birşey isterken zorlanırsınız.Sonra istediğiniz olmadıgında size bu yaşanan gerginliği öne sürebilirler.Bunlara ilave birçok şey eklenebilir.

Bunları yaşamayı kim isterki?Ne hakkımız yensin ne de olumsuz ortamda bulunmak isteyelim.Sizce?

26 Kasım 2012

İŞ VE ZORLUKLARI

Sizce bir işyerinde çalışmanın en büyük zorlugu nedir?

İşin zorlugu mu,işin bir gereği olan müşterilerle ilgilenmek mi ya da işyerinizdeki kişilerle olan ilişkiniz mi?

Size ters gelen şeyleri görmezden gelebiliyormusunuz yoksa sürekli itiraz edebiliyomusunuz ya da iş arkadaşlarınızla,üst yönetimden biriyle ters düşmemek için alttan mı almaya çalışıyosunuz?

Yani çatışıyomusunuz kendinizle veya iş arkadaşlarınızla?Biliyorum çok soru sordum.

Ama iş hayatınının en büyük zorluklarından biri oldugunu düşünüyorum.Bazen yaptıgınız işlerden çok çalıştıgınız kişilerle anlaşamamak,çatışma içinde bulunmak daha zor gelebiliyor.

Bende çalıştıgım sektör itibariyle bunlarla karşılaşıyorum.Eminim böyle sorunlar yaşamayan pek kimse yoktur.Benim herhalde en iyi yapabildiğim şeylerden biri kendime hakim olup olayı büyümesine engel olmaya çalışmam.O yüzden bazen çatışma yönetimi,zor insanlarla baş etme gibi alanlara ilgi duyuyorum.

En zoru herhalde sorunlu kişiler,sorunlarını işe yansıtanlar veya kendini üstün görenler,karşındakini hakir görenler olsa gerek.Böyle durumlarda ne yapmalı bir fikri olan?

10 Kasım 2012

ATATÜRK


10 Kasım ATATÜRK'ün ölüm yıl dönümü olsada kalbimizde sonsuza kadar yaşıcaktır.Onu ve değerlerini,bizlere bıraktıklarını hiçbir zaman unutmıcaz.Gelecek nesillere de elimizden geldiğince aktarmaya çalışıcaz.Bize iyi bir gelecek bıraktıgı için kendisine şükran borçluyuz.

T.C'ni kurdugu,bizlere iyi bir gelecek bıraktıgı için ULU ÖNDER ATATÜRK'e saygıyla anıyorum.Tabiki onunla beraber bu vatan için canını ortaya koyan tüm şehitlerimizi saygıyla anıyor ve ALLAH'tan rahmet diliyorum.

Rahat uyu ATAM.Seni unutmadık,unutturmıcaz...

17 Eylül 2012

YENİ ÖĞRETİM YILI

Ben ilkokula giderken hep kaygılanırdım.Ortaokula gelene kadar genelde okulun ilk günü ağladıgımı hatırlıyorum.Özellikle 1.ve 2.sınıfta.İlkokul 1.ve 2.sınıfı okurken başka okullarda okudum.Birinci sınıfı bitirdikten sonra başka bir semte taşınmıştık.Bizim evin yakınındaki okulun  inşaatı devam ettiğinden ikinci sınıfı evimizin aşagısındaki okulda okumuştum.Üçüncü sınıftan itibaren artık okulum bizim evin yakınındaki okul oldugundan artık oraya başlamıştım ve her geçen süre biraz daha okuluma alışıyodum.Öğretmenlerimiz ve arkadaşlarım genelde aynı kişilerdi.Belki birkaçı değişmişti.

Bugün okula başlayacak olan çocuklarımız için büyük gün.Özellikle küçükler için.66 aylıklar geçen hafta okula başladı.Bu 4+4+4 sistemi nasıl olcak bilinmez.Şu ara çok tartışılan konulardan biri.Çocuklarımız 7 yaşında okula başladıgında bile okula alışması zor olabiliyorken 66 aylıkken okula alışmasının zor olması gayet normal tabi.Nasıl bir uygulama olcagını bu öğretim yılından itibaren daha iyi görcez tabiki.Alt yapısı sağlam olan herşey başarılı olur diye düşünüyorum.Umarım bu sistem olumsuz sonuçlara yol açmaz ve şimdi çoğu anne babanın taşıdıgı kaygıları yersiz olur.

Yeni eğitim-öğretim yılının hayırlı olması dileğiyle...

10 Eylül 2012

9 EYLÜL İZMİR'İN KURTULUŞU

Bütün cephelerde verdik savaşı
İzmir’ de denize döktük kalleşi
Dünyada yoktur, Türkün bir eşi
Böyle bir savaştan,zaferle çıktık.
Atatürk’ün ordusu, korkmaz düşmandan
Gazi Mustafa Kemal’ di, Başkumandan
Övgüler almış bakın,bütün cihandan
Böyle bir savaştan, zaferle çıkttık.
Yurduma saldıranları hiç barındırmadık
Cepheden cepheye koştuk durmadık

İngiliz,Fransız,Yunan hiç aldırmadık
Böyle bir savaştan,zaferle çıktık.
Kadın,erkek hep, koştuk cepheye
Vatan için seve seve ölmeye
Hayran oldu dünya,Mehmetçiğe
Böyle bir savaştan, zaferle çıktık.
Genç,ihtiyar,kadın, savaşa girdik
İzmir’ de Yunan’ı denize döktük
Bunca şehit verdik, zaferi gördük
Böyle bir savaştan, zaferle çıktık.
Dünyaya Türkün gücünü gösterdik
Güzel vatanı düşmanlara vermedik
Kurtarmadan vatanı,bizler ölmedik
Böyle bir savaştan, zaferle çıktık.
Silahımız kıttı, cephane kıttı
Vatan için herkes kanın akıttı
Yendi düşmanını önüne kattı
Böyle bir savaştan, zaferle çıktık.
BAKARİ’ den geçmiş olsun bizlere
Herkes kulağını versin bu sese
Mertliği gösterdik bakın herkese
Böyle bir savaştan, zaferle çıktık.

Yılmaz Bakar
9 EYLÜL İZMİR'İN KURTULUŞU KUTLU OLSUN...

30 Ağustos 2012

30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI


30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN.BAŞTA ATATÜRK'Ü VE VATANIMIZ İÇİN BU UĞURDA CANINI ORTAYA KOYAN TÜM ŞEHİTLERİMİZİ RAHMETLE ANIYORUZ.




"ÇALIŞMADAN,YORULMADAN,ÜRETMEDEN RAHAT YAŞAMAK İSTEYEN TOPLUMLAR ÖNCE ONURLARINI SONRA ÖZGÜRLÜKLERİNİ DAHA SONRA BAĞIMSIZLIKLARINI VE GELECEKLERİNİ KAYBEDERLER"  MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

"ZAFER;ZAFER BENİMDİR DİYEBİLENİNDİR.BAŞARI;BAŞARACAĞIM DİYE BAŞLAYARAK SONUNDA BAŞARDIM DİYEBİLENİNDİR" MUSTAFA KEMAL ATATÜRK


27 Ağustos 2012

26 AGUSTOS BÜYÜK TAARRUZ

26 AĞUSTOS BÜYÜK TAARRUZ

Mavi gözlü sarışın kurt üzerine..

Dağlarda tek tek ışıklar yanıyordu.

Ve yıldızlar öyle ışıltılı,öyle ferahtılar ki
şayak kalpaklı adam
nasıl ve ne zaman geleceğini bilmeden güzel,rahat günlere
inanıyordu ve gülen bıyıklarıyla
  duruyordu ki
mavzerinin yanında,birdenbire beş adım sağında
O'nu gördü
Paşalar onun arkasındaydılar
O, saati sordu.
Paşalar: "Üç" dediler.
Sarışın bir kurda benziyordu.
Ve mavi gözleri çakmak çakmaktı.
Yürüdü uçurumun başına
kadar eğildi durdu.
Bıraksalar
İnce uzun bacakları üstünde
yaylanarak ve karanlıkta akan
bir yıldız gibi kayarak
Kocatepe'den Afyon ovasına
atlayacaktı.

Nazım HİKMET


 

19 Ocak 2012

PANİK ATAK

Okudugum bir haber sitesindeki bilgiyi paylaşma ihtiyacı duydum.Günümüzde çok görülen rahatsızlıktan biride panik ataktır.Peki panik atak nedir?

Panik Atak;öncelikle farkında olmadan ortaya çıkan herhangi bir yerde ortaya çıkan;yoğun kaygı,bunaltı,korku karışımı bir nöbettir.Kişiye öylesine yoğun bir korku ve rahatsızlık duygusu yaşatır ki,
kötü bir şey olacağı veya sonunun geldiğini,öleceğini hisseder.Bu korkuyu yaşayan insan,doğal olarak o
ortamdan ve durumdan kaçma,uzaklaşma davranışı gösterir,biran önce yardım alınabilecek
bir sağlık kuruluşuna müracat etmeli.

Panik atak geçtikten sonra; kişi üzerinden kamyon geçmiş gibi hisseder.Müthiş bir yorgunluk,
isteksizlik,sese,gürültüye,kalabalığa,ışığa karşı tahammülsüzlük ortaya çıkar.Yatmak,dinlenmek iyi bir seçimdir.

Ve bu panik uykuda da rahat vermediği ortaya çıktıgı gözlemlenmiş.Uykuda panik atak olgularının eşlik ettiği panik bozukluklarında,hastalığın daha şiddetli seyrettiği,depresyon birlikteliğinin sık olduğu,ayrıca uykuya dalma ve sürdürmekte zorluk gibi uyku bozukluklarının da görüldüğü ortaya çıkan belirtilerden.Uyku ile ilgili kaçınmalar,davranış değişiklikleri,uyumaktan ve yalnız yatmaktan kaçınma gibi davranışlar da gözlenmiş.

O yüzden herşeyin başı sağlık ve bu sağlığı kaybedince bir daha kazanmak zor olabiliyor.Kendimize dikkat etmeli,stresten uzak durmaya çalışmak gerekir.Bazen elimizde olmasada aklımızdan çıkarmadığımızda bir süre sonra beynimize yerleşmiş ve uygulamaya başladıgımızı görürüz.

Bir programda izlediğim bilgiyi de paylaşma ihtiyacı duyuyorum.Vakit bulamıyorum demeyin.Sağlıgımız için SPOR yapmak gerekiyor.İşten evinize dönerken otobüsten bir durak önce inin yürüyün,bir yere giderken yolunuzu değiştirebiliyorsanız yolunuzu değiştirin,mümkünse asansör kullanmamaya çalışın ve kendinize vakit ayırmaya çalışın diyordu.Arada çay/kahve içtiğiniz bardağınızı değiştirmekte ufakta olsa bir değişikliktir.Hep aynı şeyleri yapmakta insanı daha da monotonlaştırabiliyor.Bu monotondan kurtulmak için alternatif yollar bulabiliriz.Çoğu şey elimizde...

1 Ocak 2012

YENİ YIL

 

MUTLU,SAĞLIKLI,HUZURLU YILLAR.HOŞGELDİN 2012
GÜLE  GÜLE 2011...

HERŞEYİN GÖNLÜNÜZCE OLMASI DİLEĞİYLE,TÜM DİLEKLERİNİZİN GERÇEKLEŞMESİNİ DİLERİM.SEVMEK,SEVİLMEK KADAR GÜZEL BİR ŞEY VAR MI ŞU ÖLÜMLÜ DÜNYA DA.SEV-HİSSET-SEVDİĞİNİ HİSSETTİR-ANIN DEĞERİNİ BİL-YANINDAKİNİN KIYMETİNİ BİL-HERŞEY BİRLİKTEYKEN GÜZEL-KAYBETTİKTEN SONRA NE ANLAMI VAR Kİ GİDENİ ARAMANIN-GİDEN GERİ GELMİYORKİ...


17 Ekim 2011

KEDİ İLE KÖPEĞİN İLİŞKİSİ




Bizim beslediğimiz kedimiz ile köpeğimiz resimdeki gibi çok iyi anlaşıyorlar.Pek alışık olmadığımız bir durumda olsa çok güzel bir görüntü değil mi?Siz ne düşünüyorsunuz bu konuda?Daha öncede iyi anlaşan kedi ve köpek belki görmüş olabilirsiniz.Benim çok hoşuma gittiği için sizlerle paylaşmak istedim.

Bu hayatı onlarla beraber paylaşıyoruz.Bizden istedikleri bir kap yemek,biraz sevgi.Özellikle yaz aylarında onlardan bir kap suyu lütfen eksik etmeyelim.Özellikle köpeklerin terleme bezleri olmadığından sıcak havalarda suya daha çok ihtiyaç duyuyorlar ve bu yüzden dilleri hep dışarıdadırlar.

Herkese iyi haftalar diliyorum.Günleriniz iyi,sağlıklı geçer inşallah.Kış kapımızda soğuk havalara dikkat...

24 Ağustos 2011

GÜNEŞ DOSTUMUZ MU DÜŞMANIMIZ MI?

Yazın bitmesine az kalmasına rağmen güneş ile ilgili bu yazıyı paylaşmak istedim.

Güneş D vitamini içeriyor.Çogu yediğimiz üründe D vitamini bulunmuyor.D vitamininden yararlanmak için bir süre güneşten faydalanabiliriz.

Ama yaz aylarında güneşi görünce bronzlaşmak uğruna güneşe teslim oluyoruz.Bronz görünmek hoşumuza gidiyor,yakışıyor,başkaları tarafından beğeniliyoruz.Ama bilmediğimiz veya bildiğimizi uygulamadıgımız belki çok şey olabiliyor.

Güneş sayesinde cildimiz farkedilir bir şekilde daha parlak ve canlı bir hal alır,sivilcelerin çoğu kaybolur,cilt yoluyla emilen D Vitamini bağışıklık sistemimize iyi gelir,kan dolaşımını hızlandırarak cildin bakterilerle savaşma gücünü destekler,kemik erimesine iyi geliyor,egzama ve sedef gibi cilt sorunlarına daha iyi gelebiliyor.Tabi bir de psikolojik etkileride var.Güneş açtıkça kendilerini çok mutlu hissedenler olabiliyor.

                 
15 dakikalık güneş banyosu(Koruyucu krem olmadan)
                                          =
1 bardak süt + 1 porsiyon somon balığı ya da 600-800 birim D Vitamini Takviyesi'ne denk geliyor.
     
Ama dikkat etmemiz gereken başka bir şey var.Saat 11.00 ile 16.00 arası saatler güneşin en etkili oldugu ve en tehlikeli oldugu saatler.Ve fazla güneşe maruz kalmak CİLT KANSERİNE sebep oldugu.

Sağlıgımız açısından dikkat etmekte fayda var diye düşündüğümüzden bu bilgiyi paylaşmak istedim... 
                                                                                          

20 Ağustos 2011

AYŞE KULİN-HAYAT VE HÜZÜN

Merhabalar;yaz başında okumaya başladıgım iki kitaptan sizlere bahsetmek istiyorum.

AYŞE KULİN'in kitaplarını genelde beğenirim.Bu yıl kendisinin iki kitabını birden okudum.Gerçekten okuması gereken iki kitap.

İnsanın ömrü boyunca başına nelere gelebilceği,bunlarla nasıl başedebileceği,yaşadıgı maddi-manevi zorluklar,o dönemde ülkede yaşanan olaylar,ailesinin herzaman ona tam destek olması,yurtdışındaki hayatı,memleket hasreti,aileden ayrı geçen zor zamanlar,çocuklarında ayrı kalmak zorunda kalması,ayaklarının üzerinde durabilmek için ve çocuklarına iyi bir gelecek sağlamak için gece gündüz çalışmak zorunda olması yani verdiği hayat mücadelesi.Gençlik,hayaller,sıkıntılar.Ders alınması gereken çok şey var bu kitapta...

Hiçbirşey olmaz demeyin ya da hiçbirşeyi yapamam da demeyin.Hayatın insanları nelere sürüklediği belli olmuyor.İnsanın içinde bulunduğu duruma,şartlara ayak uydurması ya da ayak uydurmaya çalışması...