Pazartesi günü migrenle ilgili birşeyler yazmıştım.Şimdi migreni tetikleyen gıdalardan bahsetmek istiyorum.
Bir araştırma yapılmış ve migrenli hastaların kanında bazı gıdalara karşı hassasiyet gösterdiği görülmüş.Süt,peynir,şeker migren ağrısını tetikleyen yiyecekler arasında yer aldıgı görülmüş.Baharatlar,çekirdek,fındık,ceviz,deniz ürünleri,nişasta,gıda katkıları,sebzeler,meyveler,şeker ürünleri,yumurta,süt ürünleri,salatalar,mantar,maya ve et bunlar da migreni tetikleyen gıdalar arasında yer alıyor.Tabi her besin her migren hastasında aynı etkiyi göstermiyor.
Migreni olanlar için faydası olur inşallah.Tabi siz yinede doktor kontrolünde olmaya çalışın.Migreninizin ne aşamada oldugunun önemi yüksek.
27 Ocak 2010
18 Ocak 2010
GÜZELLİK VE BAKIM İÇİN BİR KAŞIK ZEYTİNYAĞI YETER
Çogumuzda hazımsızlık,tansiyon,romaztimal gibi rahatsızlıklar vardır.Şimdi size basit bir çözüm önerisinde bulunuyorum.Tabi benim için de...
1 kaşık zeytinyağı ile kabızlık,hazımsızlık,yüksek tansiyon,ağrı,romatizma,oruç tutanlara o kadar iyi geliyorki.
Sabahları aç karnına 1-2 kaşık zeytinyağı içmek kabızlığa iyi geliyor.Benim gibi kabızlık çekenler için ideal olsa gerek.Sahurda bir çorba kaşığı zeytinyağı içmek safra kesesi ve bağırsakları rahatlatıyormuş.Ben yeni öğrendim.Oruç tutanlar için faydalı olacağını düşünüyorum.
Birde bakım için zeytin yağından bahsedelim.
Beyaz dişler için dişlerinizi zeytinyağıyla çalkalayın.Sızma zeytinyağı ve avokado hamuru kuru ciltler için idealdir.Kırışıklıklara karşı haftada iki kez gece yatmadan önce zeytinyağı ile limonu karıştırıp uygulayın.İnanın iyi gelecektir.Cildi nemlendirmek için kalın tuzla karıştırılmış zeytin yağını yüzünüze masaj yaparak uygulayın ve sonrasında sıcak suyla durulayın.
Doğal bronzluk içinde saf zeytin yağını vücudunuza ve yüzünüze uygulayın.Ne çok severiz bronzlaşmayı öyle değil mi?Kırılan tırnaklara akşamları 5-10 dakika zeytinyağı uygulayın.Nasır sorununuz var ise sarımsak ile zeytin yağından elde edeceğiniz karışımı nasırın üzerine sürün.Nasıl basit çözümler değil mi?Her eve genelde zeytinyağı giriyor.Kendi bakımımız içinde neden kullanmayalım?
17 Ocak 2010
GÜZELLİĞİN ASIL SIRRI SODA MI?
Sodanın ana maddesinin sodyum bikarbonat oldugunu biliyoruz.Artık günümüzde sadece sağlık için değil güzellik için de kullanılmaya başlandı.Mesela onunla dişlerimizi beyazlatabiliriz ya da saçlarımızı parlatabiliriz.
Büyüklerimizden bizden daha iyi bilirler ki sodyum bikarbonat çok iyi bir temizleme maddesi,suyu yumuşatır,koruyucu maddedir.Temizlik alanında çok etkili oldugunu biliyoruz.Mutfakta,banyoda,zeminlerde vs.
Dişleri beyazlatmak için ultra,mega,süper kokulu,tatlandırıcı ürünleri almayın.Diş etlerine zarar vermekten kaçınmakta fayda var.
YAĞLI SAÇLAR VE CİLT İÇİN LOSYON OLUŞTURMAK İÇİN
2 çorba kaşığı sodyum bikarbonat,3 çorba kaşığı yulaf ezmesi,1/4 çay fincanı doğal yoğurtla karıştırıp yulaf ezmesinin hafif kabarmasını bekleyin.Sonra bu karışımı saçlarınıza ve cildinize uygulayın.Durulamadan önce 60 saniye bekleyip durulayın.Yoğurt cildi ve saç derisini besler.Saçlarınızın ışıl ışıl olması için bu formülü denemekte fayda var.Saçı her zamanki gibi şampuanlayıp avucunuza bir miktar sodyum bikarbonat alıp sert bir biçimde masaj yapınca saçlarınızı kirden tamamen arındırmış olursunuz.Saçlarınızı duruladıktan sonra istediğiniz saç kremini uygulayabilirsiniz.
PUDRA
Geçenlerde kendime yeni bir pudra almaya karar verdim ve paraya da kıymaya hazırdım.Tekin acar'a gittim.Resmini gördüğünüz pudrayı aldım.Fiyatı 21 tl.Süngeri var.Artık çogu pudra,fondötenin belki aynası
var ama aynasının olması herzaman avantaj tabiki.Gittiğiniz her ortamda ayna ihtiyacınız oldugunda rahatlıkla kullanabilirsiniz.İçinde süngerinin olması pudrayı kullanmak için yanınızda özel olarak pudra fırçası veya süngeri taşımanız gerekmiyor.Tenime uygun bir renk aldım tabikide ne bir ton açıgı ne de bir ton koyusu çünkü renk farklılıkları sizi daha güzel göstermekten çok daha farklı görünmenizi sağlar.Cildinizin solgun gözükmesine, mumya gibi görünmenize neden olur.Pudrayı kendime daha dün uyguladım hatta bloguma eklemek için pudra sürmeden önceki halimi ve pudra sürdükten sonraki halimi çektim.Ama kendi kendimi çekmeye çalıştıgımdan kaşım gözüm kaymış gibi geldi.O yüzden ekleyemedim.
10 Ocak 2010
D VİTAMİNİ VE BAĞIŞIKLIK
En çok ihtiyacımız olan vitaminlerden biri D vitaminidir.Nedeni ise çok fazla yiyeceklerde bulunmuyor ve en fazla D VİTAMİNİ'ni güneşten alıyoruz.Ve sadece çocukların ihtiyacı değil yetişkin ve yaşlıların da bu vitamine ihtiyacı var.Her gün en az 20-30 dakika güneş ışınlarından faydalanmamız gerektiği söyleniyor.D vitamini ihtiyacını karşılamak için bu vitaminle zenginleştirilmiş süt ve süt ürünlerini tüketmek kendimize yatırım yapmamız demektir.Süt ve süt ürünlerini biliyoruzki en başta kemik erimesi gibi hastalıkların önüne geçmemiz açısından da önemli.En az C vitamini kadar önemli oldugu ortada.Demirden zengin gıdaların başında kırmızı et geldiğini biliyoruz.Balık ve tavuk etindeki siyaha yakın koyu renkli kısımlarda da demir daha bol oldugu söyleniyor.Belki ekonomik anlamda bu ürünleri alamasakta maddi gücümüzün yettiği oranda her ay belli bir miktar tüketmemiz gerek ve bence fast food yerine bu gıdaları tüketmek sağlıgımız için daha faydalı oldugu kaçınılmaz oldugu bir gerçek.Sizce?
Gıdaların vitamin eksikliğini önlemek için buharla pişirme,gıdaları mümkün oldugunca kavurmadan,kısa süreli pişirme önem taşıyor.Doğal yollardan gıdalardan vitaminleri almamız için maydonoz,dereotu,havuç gibi gıdaları çiğ yememiz gerek.Hem sogan,havuç gibi yiyecekleri kavurmak aynı zamanda kanserojen maddelerin ortaya çıkmasını sağlamış oluyoruz.
Gıdaların vitamin eksikliğini önlemek için buharla pişirme,gıdaları mümkün oldugunca kavurmadan,kısa süreli pişirme önem taşıyor.Doğal yollardan gıdalardan vitaminleri almamız için maydonoz,dereotu,havuç gibi gıdaları çiğ yememiz gerek.Hem sogan,havuç gibi yiyecekleri kavurmak aynı zamanda kanserojen maddelerin ortaya çıkmasını sağlamış oluyoruz.
4 Ocak 2010
BİTKİSEL ÇAYLAR,OTLAR
2010'a sonunda kavuştuk.Umarım yılbaşı geceniz güzel geçmiştir.Herkesin yeni yılı 2009'dan daha güzel geçmesi temennisiyle bahsetmek istediğim konuya bir giriş yapsam iyi olcak galiba.
Bitkisel çaylardan bahsetmemin nedenlerinden biride benim kendi rahatsızlıgımdan dolayı.Kasım 2009'da enfeksiyonel rahatsızlıklarım vardı.Doktora gitmiştim fakat herhalde yeterli olmadıgından geçen ayda rahatsızlıgım biraz devam etti ve geçen ay havaların soguk olmasından da çok fazla üşütmüştüm.Bir de karnımın ağrısı,şişliği eklenmişti.Adet düzenimi bile etkiledi.İlk önce kullandıgım ilaçlar sonrada üşütmem,birazda stresten olsa gerek çok etkilendim.Bu nedenle ne yapsam diye araştırmaya başladım.Isırgan otu tohumu ve civanperçemi diye aktarlarda satılan 2 ürün öğrendim.Isırgan otunun enfeksiyonlara iyi geldiğini biliyordum fakat bilmediğim okadar çok faydası varmışki...
ISIRGAN OTU:Bağışıklık sistemini geliştirip enfeksiyonlara iyi geliyor.Hücre yenileyici özelliği var.Prostat'a iyi geliyor.Kan seviyesini düzenliyor.Romatizma ve ekrem ağrılarına iyi geliyor.İdrar söktürücü özelliği var.Tümörlerin gelişimini engelliyor.Ödem çözücü,kan yaptırıcı,demir eksikliğini giderici,baş ağrısına,güçsüzlük ve bitkinlik hallerine,tüm alerjik rahatsızlıklara,egzamaya,ergenlik sevilcelerine karşı iyi geliyor.
CİVANPERÇEMİ:Mide rahatsızlıklarına,hazımsızlıga,öksürüğe,soguk algınlıgına,adet düzensizliğine,menopoz öncesi ve sonrası çekilen rahatsızlıklara iyi gelir.Sinirleri kuvvetlendirir.Ateşi düşürür.Kızamıga iyi geliyor.Nefes yollarına iyi gelir.Kalp atışlarını düzene sokar.Kullanımı:Sabah,öğlen,akşam yemek öncesi yarım saat önce 1 fincana yarım tatlı kaşıgı eklenip 10 dakika beklenip içiliyor.Tadı biraz acı oldugundan ben biraz balla karıştırıp içiyordum.
Sağlıklı günler sizinle olsun...
Bitkisel çaylardan bahsetmemin nedenlerinden biride benim kendi rahatsızlıgımdan dolayı.Kasım 2009'da enfeksiyonel rahatsızlıklarım vardı.Doktora gitmiştim fakat herhalde yeterli olmadıgından geçen ayda rahatsızlıgım biraz devam etti ve geçen ay havaların soguk olmasından da çok fazla üşütmüştüm.Bir de karnımın ağrısı,şişliği eklenmişti.Adet düzenimi bile etkiledi.İlk önce kullandıgım ilaçlar sonrada üşütmem,birazda stresten olsa gerek çok etkilendim.Bu nedenle ne yapsam diye araştırmaya başladım.Isırgan otu tohumu ve civanperçemi diye aktarlarda satılan 2 ürün öğrendim.Isırgan otunun enfeksiyonlara iyi geldiğini biliyordum fakat bilmediğim okadar çok faydası varmışki...
ISIRGAN OTU:Bağışıklık sistemini geliştirip enfeksiyonlara iyi geliyor.Hücre yenileyici özelliği var.Prostat'a iyi geliyor.Kan seviyesini düzenliyor.Romatizma ve ekrem ağrılarına iyi geliyor.İdrar söktürücü özelliği var.Tümörlerin gelişimini engelliyor.Ödem çözücü,kan yaptırıcı,demir eksikliğini giderici,baş ağrısına,güçsüzlük ve bitkinlik hallerine,tüm alerjik rahatsızlıklara,egzamaya,ergenlik sevilcelerine karşı iyi geliyor.
CİVANPERÇEMİ:Mide rahatsızlıklarına,hazımsızlıga,öksürüğe,soguk algınlıgına,adet düzensizliğine,menopoz öncesi ve sonrası çekilen rahatsızlıklara iyi gelir.Sinirleri kuvvetlendirir.Ateşi düşürür.Kızamıga iyi geliyor.Nefes yollarına iyi gelir.Kalp atışlarını düzene sokar.Kullanımı:Sabah,öğlen,akşam yemek öncesi yarım saat önce 1 fincana yarım tatlı kaşıgı eklenip 10 dakika beklenip içiliyor.Tadı biraz acı oldugundan ben biraz balla karıştırıp içiyordum.
Sağlıklı günler sizinle olsun...
30 Aralık 2009
YENİ YIL ALIŞVERİŞİ
Yeni yılı özellikle dışarda kutlıcaklar kendilerine yeni kıyafetler almak için ya da sevdiklerine hediyeler almak için alışverişe çıkıyorlar.Çogu mağazada birbiriyle rekabete girdi.Batik, marks&spencer, boyner, mango, vakkorama,mudo,watson...
Kıyafetten,çantaya,takılar birçok alternatif sunuyolar.
Goldaş yeni koleksiyonlar eklemiş.Swatch markası da saat düşünenler için uğrak yerlerden biri olabilir.Alışveriş için nereleri tercih edersiniz?Bence KİPA,CAPITOL,CARREFOUR gibi alışveriş merkezleri daha iyi gibi.Çünkü hepsinde çogu mağazaya ulaşabiliyorsunuz hemde soguk havalardan fazla etkilenmemiş oluyorsunuz.Bazı semtlerde de alışveriş ucuzlugu oluyor.İzmirde karşıyaka çarşısı,İstanbulda taksim bu yönden alışverişe gidilebilcek yerler arasında olabilir.Eğer hala benim gibi alışveriş yapamadıysanız şimdiden iyi alışverişler.
Kıyafetten,çantaya,takılar birçok alternatif sunuyolar.
Goldaş yeni koleksiyonlar eklemiş.Swatch markası da saat düşünenler için uğrak yerlerden biri olabilir.Alışveriş için nereleri tercih edersiniz?Bence KİPA,CAPITOL,CARREFOUR gibi alışveriş merkezleri daha iyi gibi.Çünkü hepsinde çogu mağazaya ulaşabiliyorsunuz hemde soguk havalardan fazla etkilenmemiş oluyorsunuz.Bazı semtlerde de alışveriş ucuzlugu oluyor.İzmirde karşıyaka çarşısı,İstanbulda taksim bu yönden alışverişe gidilebilcek yerler arasında olabilir.Eğer hala benim gibi alışveriş yapamadıysanız şimdiden iyi alışverişler.
YILBAŞI
Yılbaşı gecesi sonunda geldi.Beklenen 2010'a girmemize sayılı saatler kaldı.Hepimizde ayrı bir heycan,hazırlık.Kimimiz dışarda kutlamayı düşünürken,kimimizde evlerde kutlıcaz.Her iki seçenekte de bazı şeylere dikkat etmemizde fayda var.En önemlisi AŞIRI ALKOL TÜKETİMİ.Mide rahatsızlıkları,hazımsızlık,baş ağrısı,ishal,kan şekeri değerinin değişmesi gibi rahatsızlıklara yol açabiliyor.Biliyoruzki içkiler şişede durdugu gibi durmuyor.Ve dışarda kutlıcak olanların daha da dikkat etmesi gereken konu ise orda tüketilcek olan alkoller.Biliyoruzki haberlerde de tekrardan izlemeye başladık.Sahte içkiler,rakılar...Geçen yıllarda da gündeme gelmişti.Aman siz siz olun gittiğiniz yerlere dikkat edin.Sağlıgımızdan olmamak için dikkatli olmamızda fayda var.Güvenilen yerler ise öyle pek sorun olmaz ama benden size tavsiye aldıgınız içkileri şişelerinde açılmadan masanıza isteyin.Ambalajını kendiniz açın derim.
20 Aralık 2009
CİLT BAKIMI İÇİN SIRLAR
Hepimiz güzel gözükmek,kendimizi iyi hissetmek isteriz.Aynaya baktığımız da ise ilk önce yüzümüze bakarız.Belki de çoğu zaman kendi kendimize ne kadar çirkin gözüküyorum demişizdir.Sağlıklı,güzel gözüktüğümüzde ise kendimizi mutlu hissederiz.
Kaç yaşında olursanız olun belli dönemlerde yüzümüzde sivilceler çıkar.Sivilceleri sıkmayın çünkü hem iz kalır hem de başka bölgelere yayılır.
Cildinizi temizlerken ılık su kullanmaya çalışın.Çok sıcak olan su cildin çabuk kırışıp gerginleşmesine,cildin kurumasına neden olur.
Eğer yeni bir kozmetik ürünü aldıysanız ilk önce küçük bir bölgede deneme yapın.Eğer cildinizde yanma,kızarıklık,alerjik bir durum oluşturursa o ürünü kullanmayın.Ürünü almadan önce numunesini kullanabiliyorsanız numunesini isteyin veya bazı yerlerde ürünü cilde uygulayabiliyorlar.Ürünü almadan uygulama şansınız varsa cildi temizleyip uygulatın.
Gün içinde bolca su içmeye çalışın.Yalnız şuna dikkat edin sıvı şeyler değil sadece suyu çok tüketmeye çalışın.
Makyaj sonrasında cildinizi muhakkak temizlemeyi unutmayın çünkü makyajla cilt hava alamaz ve sivilce,siyah nokta gibi sorunları daha çok yaşarız.Gün içinde hiç makyaj yapmasakta cildinizi temizlemeye çalışın.Her ne kadar makyaj yapmanızda dış etkenlerden ister istemesekte cildimiz olumsuz etkilenebiliyor.Gün sonunda cildinizi pamuk,temizleyici mendil yardımıyla temizliyorsanız makyaj yapmasanız da cildinizde oluşan kiri görürsünüz.Cildin her zaman hava alması gerek.Hava almayan cilt soluk bir görünüm yaratır,çabuk kırışır,akne gibi istenmeyen görüntüler oluşur.
Banyo yaptıktan sonra cildinize krem sürmeyi ihmal etmeyin.Banyodan sonra gözenekler açılır ve krem cilde daha yoğun nüfus eder.Banyo dışında sıcak suyu kaynatıp sıcak suyla buhar banyosu yaparakta cildinizdeki gözeneklerin açılmasını sağlayabilirsiniz.
Kaç yaşında olursanız olun belli dönemlerde yüzümüzde sivilceler çıkar.Sivilceleri sıkmayın çünkü hem iz kalır hem de başka bölgelere yayılır.
Cildinizi temizlerken ılık su kullanmaya çalışın.Çok sıcak olan su cildin çabuk kırışıp gerginleşmesine,cildin kurumasına neden olur.
Eğer yeni bir kozmetik ürünü aldıysanız ilk önce küçük bir bölgede deneme yapın.Eğer cildinizde yanma,kızarıklık,alerjik bir durum oluşturursa o ürünü kullanmayın.Ürünü almadan önce numunesini kullanabiliyorsanız numunesini isteyin veya bazı yerlerde ürünü cilde uygulayabiliyorlar.Ürünü almadan uygulama şansınız varsa cildi temizleyip uygulatın.
Gün içinde bolca su içmeye çalışın.Yalnız şuna dikkat edin sıvı şeyler değil sadece suyu çok tüketmeye çalışın.
Makyaj sonrasında cildinizi muhakkak temizlemeyi unutmayın çünkü makyajla cilt hava alamaz ve sivilce,siyah nokta gibi sorunları daha çok yaşarız.Gün içinde hiç makyaj yapmasakta cildinizi temizlemeye çalışın.Her ne kadar makyaj yapmanızda dış etkenlerden ister istemesekte cildimiz olumsuz etkilenebiliyor.Gün sonunda cildinizi pamuk,temizleyici mendil yardımıyla temizliyorsanız makyaj yapmasanız da cildinizde oluşan kiri görürsünüz.Cildin her zaman hava alması gerek.Hava almayan cilt soluk bir görünüm yaratır,çabuk kırışır,akne gibi istenmeyen görüntüler oluşur.
Banyo yaptıktan sonra cildinize krem sürmeyi ihmal etmeyin.Banyodan sonra gözenekler açılır ve krem cilde daha yoğun nüfus eder.Banyo dışında sıcak suyu kaynatıp sıcak suyla buhar banyosu yaparakta cildinizdeki gözeneklerin açılmasını sağlayabilirsiniz.
18 Aralık 2009
OBEZİTE
Obezite günümüzde çok yaygınlaştı.Her yerde fast food üzerine kurulmuş bir düzen varken olması normal gibi gözüksede aslında biraz dikkat ederik obez olmayabiliriz.Dışarda yemek yememiz gerekiyosa veya yemeğe dışarı gidiyosak fast food'tan uzak durup ev yemekleri yapan yerleri tercih edersek,günlük yaşantımızda da gıdamıza biraz dikkat etmemiz bizi zorlamıcaktır.Gün içinde yediklerimizi dengeleyebiliyorsak ne güzel olur.
Obez durumuna gelmeden tabiki de önlem almak gerekiyor.Obez olduktan sonra tabiki de risk artıyo.Hastalıklar konusunda ve tedavi yöntemi bakımından.
Obezite konusunda yurtdışındaki bazı ülkeler önde gidiyor ama bizlerde bu yaygınlaşan fast foodlardan uzak durmamız gerek.Hangi gıdaların nekadar kilo aldırıp risk oluşturdugu biliniyo.Geçenlerde gazete okudugum bir yazıda diyoduki:Gün içinde çok birşey yemesenizde içtiğiniz meyve suları,cola,kahve,çay gibi içeceklerin içeriğindeki şeker gibi faktörlerde sizin kilo almanızı sağlıyor diyordu.Bildiğim kadarıyla bir bardak colada ortalama 33 küp şeker varmış.Meyve sularında da özellikle nektarlarda çok fazla şeker var.Ve uzmanların sürekli söylediği birşey var:Sabahları muhakkak kahvaltınızı yapın.Diyet yapsanızda yapmasanızda.Çünkü sabah kahvaltı yapılmadıgında vücut bunu algılayıp vücudunuzdaki yağları tutacaktır.Belki bir süre sonra kilo verdiğinizi sancaksınız ama aslında o verdiğiniz kastır ve bir süre sonra kilo alma oranınız çok yüksek.
Ayrıca sabahları kahvaltı yapmamak dikkat eksikliğinede yol açıyor.Eğer çalışıyorsanız kendinizi işe veremediğiniz gibi işleri yetiremediğiniz için daha da strese girmenize yol açabilir.Eğer çocuklar kahvaltı yapmadan okula giderse okulda dikkat eksikliğinden dolayı öğrenmesi gereken şeyleri öğrenememesine arkadaşlarından bilgi anlamında geri de kalmasına yol açabilir.Aman olabildiğince dikkat edelim.Herşey olmasada çoğu şey elimizde.Neden yapamayalım?
10 Aralık 2009
SAĞLIGIMIZ
Hafta içi sabahları televizyonda bir program izledik.Belki izleyenleriniz vardır.Bugün bu programda karaciğer yaplanması ile ilgili konu vardı.
Benim izlediğim kadarıyla ve izlediğim kadarıyla sizinle paylaşmak istedim.Erkeklerde bel kalınlıgı max.94, bayanlarda max.84 olması gerekiyomuş.Eğer bu ölçülerin üzerindeyseniz karaciğer yağlanmasında risk grubundaymışız.
Yemek yaparken genelde çogumuz klasik olarak kavurma işlemi söz konusu oldugundan bu kavurma işlemi kansorejen işlemine yol açtıgından hiçbir faydası olmadıgı gibi bazı olumsuzluklara yol açabiliyomuş.Bende gıdaları kavurarak vitaminlerinin öldüğünü biliyordum.Genellikle çiğden pişirmeye çalışıyoduk.Bugünkü programda da bu teyit edilmiş oldu.Mümkün oldugunca çiğden pişirin diyolardı.Birde etlerin yağlı kısımlarını tüketmemeye çalışın dendi.Aklımda kalanlar bukadar.Sizinde bildikleriniz varsa bizlerle paylaşırsanız sevinirim.
Benim izlediğim kadarıyla ve izlediğim kadarıyla sizinle paylaşmak istedim.Erkeklerde bel kalınlıgı max.94, bayanlarda max.84 olması gerekiyomuş.Eğer bu ölçülerin üzerindeyseniz karaciğer yağlanmasında risk grubundaymışız.
Yemek yaparken genelde çogumuz klasik olarak kavurma işlemi söz konusu oldugundan bu kavurma işlemi kansorejen işlemine yol açtıgından hiçbir faydası olmadıgı gibi bazı olumsuzluklara yol açabiliyomuş.Bende gıdaları kavurarak vitaminlerinin öldüğünü biliyordum.Genellikle çiğden pişirmeye çalışıyoduk.Bugünkü programda da bu teyit edilmiş oldu.Mümkün oldugunca çiğden pişirin diyolardı.Birde etlerin yağlı kısımlarını tüketmemeye çalışın dendi.Aklımda kalanlar bukadar.Sizinde bildikleriniz varsa bizlerle paylaşırsanız sevinirim.
6 Aralık 2009
EVDE SAÇ BOYAMA
Evde saç boyarken bazı incelikleri bilmek gerek ve bunları uygulamak gerek oldugunu düşünüyorum.
• Başlamadan önce kullanım kılavuzunu okumakta fayda var.
• Boyamaya başlamadan önce bütün gereçlerin tam olduğundan emin olmak gerek.
• Eski bir kıyafet ve havlu kullanmalı.
• Saçınızın etrafındaki cildin lekelenmemesi için biraz vazelin sürün, ancak saça bulaştırmamaya dikkat edin.
• Boya sürerken mutlaka eldiven kullanın.
• Saçları bölerken ve boyayı dağıtırken geniş ağızlı bir tarak kullanın.
• Cilde bulaşan boyayı ıslak mendil, şampuanlı veya cilt temizleyicili pamuk ile silin.
• Rengin tutması için saati ayarlayın.
KAÇINILMASI GEREKENLER:
• Saçınız açık kahverengiden daha koyuysa renk açıcı ya da sarartıcı maddeler kullanmayın yoksa saçınız turuncu olur.
• Cereyan yapan bir yerde ya da ateş yakınında oturmayın. Bu uygulama sürecini ve sonucu etkileyebilir.
• Bekleme sırasında telefonla konuşmayın, aksi takdirde zamanın nasıl geçtiğini farketmeyebilirsiniz.
Saç boyalarının özellikleri
• Doğal boyalar (bitkisel boyalar) saç telinin içine nüfuz etmez ve beyaz saçı tam olarak kapatamaz. Ancak saça bir ışıltı ve dolgunluk kazandırır. Dolayısıyla saça bakım yapmaları nedeniyle avantajlıdır. Eğer saçınızı boyamak değil de sadece kuvvetlendirmek istiyorsanız, nötr kına uygulayabilirsiniz.
• Doğal boyaların özelliği; sentez ile elde edilmiş boyalarınkine oranla çok daha ufak olan molekülleridir. Bu özellik onların saç telinin tümüne ve özellikle saç telini oluşturan kabuğa nüfuz etmelerini sağlar. Böylece direkt boyaların yaptığı gibi saç renginin geneliyle bütünleşirler.
• Doğal boyalar şampuanlamayla yok olur. Düzenli olarak kullanılırsa yoğunlukları artar. Çünkü saçta halen var olan boyanın üzerine tutunurlar. Böylece doğal boyalar, saçın genel bütünlüğünü bozmadan saç renginin sabit tutulabilmesi açısından yararlıdır.
• Kimyasal boyalara oranla daha uzun bir bekleme süresiyle uygulanmalıdırlar. Bu süre genellikle bir saat olmasına rağmen, her şey saçınızın doğal rengi ve kalitesine bağlı olarak dikkatle uygulanmalıdır. Örneğin açık renk saçta 'havuç turuncusu' gibi bir sonuç istemiyorsanız, uygulama süresi kısa tutulmalıdır.
• Başlamadan önce kullanım kılavuzunu okumakta fayda var.
• Boyamaya başlamadan önce bütün gereçlerin tam olduğundan emin olmak gerek.
• Eski bir kıyafet ve havlu kullanmalı.
• Saçınızın etrafındaki cildin lekelenmemesi için biraz vazelin sürün, ancak saça bulaştırmamaya dikkat edin.
• Boya sürerken mutlaka eldiven kullanın.
• Saçları bölerken ve boyayı dağıtırken geniş ağızlı bir tarak kullanın.
• Cilde bulaşan boyayı ıslak mendil, şampuanlı veya cilt temizleyicili pamuk ile silin.
• Rengin tutması için saati ayarlayın.
KAÇINILMASI GEREKENLER:
• Saçınız açık kahverengiden daha koyuysa renk açıcı ya da sarartıcı maddeler kullanmayın yoksa saçınız turuncu olur.
• Cereyan yapan bir yerde ya da ateş yakınında oturmayın. Bu uygulama sürecini ve sonucu etkileyebilir.
• Bekleme sırasında telefonla konuşmayın, aksi takdirde zamanın nasıl geçtiğini farketmeyebilirsiniz.
Saç boyalarının özellikleri
• Doğal boyalar (bitkisel boyalar) saç telinin içine nüfuz etmez ve beyaz saçı tam olarak kapatamaz. Ancak saça bir ışıltı ve dolgunluk kazandırır. Dolayısıyla saça bakım yapmaları nedeniyle avantajlıdır. Eğer saçınızı boyamak değil de sadece kuvvetlendirmek istiyorsanız, nötr kına uygulayabilirsiniz.
• Doğal boyaların özelliği; sentez ile elde edilmiş boyalarınkine oranla çok daha ufak olan molekülleridir. Bu özellik onların saç telinin tümüne ve özellikle saç telini oluşturan kabuğa nüfuz etmelerini sağlar. Böylece direkt boyaların yaptığı gibi saç renginin geneliyle bütünleşirler.
• Doğal boyalar şampuanlamayla yok olur. Düzenli olarak kullanılırsa yoğunlukları artar. Çünkü saçta halen var olan boyanın üzerine tutunurlar. Böylece doğal boyalar, saçın genel bütünlüğünü bozmadan saç renginin sabit tutulabilmesi açısından yararlıdır.
• Kimyasal boyalara oranla daha uzun bir bekleme süresiyle uygulanmalıdırlar. Bu süre genellikle bir saat olmasına rağmen, her şey saçınızın doğal rengi ve kalitesine bağlı olarak dikkatle uygulanmalıdır. Örneğin açık renk saçta 'havuç turuncusu' gibi bir sonuç istemiyorsanız, uygulama süresi kısa tutulmalıdır.
SAÇ BOYASI KULLANIRKEN NELERE DİKKAT ETMELİ
- Saç boyamadan önce alerji testi yapmak gerek.Kulak arkasına ya da dirseğinizin iç kısmına sürülecek az miktarda boya kaşıntı yaparsa saç boyasını kullanmamanız gerek.
- Cildinizde kaşıntı, sivilce ya da küçük yaralar varsa, asla boya yaptırmayın; direkt olarak cilt altına boya değeceğinden çok büyük tehlike oluşturabilir.
- Kuaförünüzle görüşürken cildinizdeki hassasiyetlerden mutlaka bahsedin; boya karışımında yapacağı ufak değişiklikler bile sıradan cilt yanmalarını yok edebilir.
- Eğer saçlarınızı kendiniz boyuyor iseniz saçlarınızı boyarken kullanılacak malzemenin son kullanım tarihine çok dikkat edin.Çünkü bu tür boyalar piyasada çok fazla satılmaktadır.
- Boya dışında açma veya röfle benzeri işleri kesinlikle kendi başınıza evde uygulamayın. Piyasada güvenilir markaların bu tip ürünleri var ama bu işin şakası olmadığını unutmayın.En basiti saçınızı istemeden de olsa bilmeden yakabilirsiniz.
- Kuaför salonlarının kalitesi, hijyeni ve iş ahlakları iyi olanlarını tercih edin. Ucuza değil, kalite ve uygun fiyatlara odaklanmakta her zaman fayda var. Fiyatı ucuz her salon kötü olamayacağı gibi, her lüks salon da iyi olacak diye bir kural yok. İşten anlamayan kişilerin açtığı salonlara kesinlikle rağbet etmeyin.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)